21 Ocak 2017 Cumartesi

AYRIMCILIĞIN SIRDA KALAN CINGENE HALI: DOMLAR

  Ellis Cashmore'a göre ayrımcılık, bir devletin ya da toplumun bazı üyelerinin ,ötekilere sağlanan belli hak ve ayricaliklardan yoksun bırakilmasıdır .Başka bir zât ise ayrımcılığı,esasta sosyal farklilasmayi insa etmeye yönelik bir eğilim şeklinde tanımlıyor.

   En tanımsız haliyleyse ayrımcılık, "ben" olmayanı tanımsızlastirma hâli.

Ayrı,ayrım, ayrılık turemisligin en kötü hallerinden olan ayrımcılık en acı yüzüyle Afrika dilinde "beyaz adam",Ibranice "Nazi",kadınca "erkek",homoca "hetero".Oteki acınasi yüzünde ise,batıda "islamafobi,Yahudi düşmanlığı,mülteci...",doğu da "gavur, ibne,kadın.. ."şeklinde tezahur ediyor. Ayrımcılık güzide memleketimizde ise "Türk,Kürt, Laz ,sağ,sol,Fb,Gs,Bjk,sünni,alevi,faşist,sosyalist,komünist,doğulu, batılı, kuzeyli"şeklinde beden buluyor.

     Ayrımcılığın su üzerindeki kısmı dahi bizi boğmaya yeterken birde  dipte kalan kısmı düşünün. Boğulmaya var misiniz?

    Rom, Lom ve Dom..Cagrisim dahi yapamayacak kadar bilinmeyen ve otekilestirilen topluluklar.Romlar bilinen romanlar, Lomlar diğer adlarıyla poşalar ya da kafkas çingeneleri ve esas konumuz ayrımcılığı her bir zerresine kadar yaşamis/yaşayan mırtipler/ortadoğu çingeneleri  Domlar.
Domlar ,Mısır,Hindistan ve Türkiye üzerinde yoğunlukla yaşayan topluluklardir. Ayrimciligin beden haline gelmiş bazen öldürücü darbelerle bazen küçük bir fiskeyle her bir bireye dokunan ülkemizde Domlar doğu ve güneydoğu bölgesinde yaşıyorlar.

    Çok kültürlü ayrımcılığa sahip memleketimizde Domlar, yakın zamana kadar göçebe yaşayan topluluklardan .Göçebe yaşamdan yerleşik hayata geçmeleriyle birlikte azınlığın azınlığı konumuna gelmişler.Topluluk üyelerinin büyük bir çoğunluğu hala bir kimliğe dahi sahip değil. Yani "kimliksizleştirilme "kavramı eyleme dökülmüş bir vaziyette.Kimliklerinin olmaması çocuklarının okula gidememeleri,sosyal haklardan yararlanamamaları ,iş bulamamaları gibi birçok temel ihtiyaçtan mahrum bırakmış.Müzisyenlik yapan erkekler,kemençeyle geçimlerini sağlıyorlar ,fakat son zamanlarda kürtlerin de bu ise el atamalarıyla işsizlikle karşı karşıya kaldıklarını söylüyorlar.Kadınlar ise doğal şifacılık ve seyyar dişçilik  yapıyor.

    Kültürel açıdan bölgede yaşayan Kürt nüfusa yakın olmalarına rağmen onlar tarafından şiddetli ayrımcılığa maruz kalıyorlar  ,bölgedeki  diğer etnik gruplar tarafından kötü isimlerle anılıp, değersizleştirildiklerini de ilave ediyorlar.

     Kısaca Domlar ,devlet tarafından dahi görünmeyen,ötekinin ötekisi su altının  çingene hali.
Şimdi su yüzüne çıkıp Mevlana’ya kulak verelim “Ey ondan bundan kusur arayan kişi. Hicbir insanı hor gorme ,hangi milletten hangi dinden olursa olsun insanda, Onun bir emaneti vardır.insan Onun aynasıdır.

     ( konu ile ilgili daha ayrıntılı bilgi sahibi olmak isterseniz Halil Aygün'ün 'Dom' belgeseli'ni izleyebilirsiniz)

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Her şey ekmekle başladı...

  Ekmek, ateşin bulunmasının hemen ardından insanoğlunun en temel ve en eski gıdası olarak tarihteki yerini almış. Antik Mısır’da ekmeğin ma...