Kulak
savaşı işitti, göz savaşı gördü ,dil fısıldadı,beyin de savaşın içinde barışı
anlatmaya kalkıştı.
Savaş,özünde
insanın insanı çekememe durumu. Kimine göre bilinen ilk savaş, gazlarla
tozların yer tutmak için birbirine saldırmasıyla, kimine göre Kabil'in Habil'i öldürmesiyle, tarihe göre Sümerler'le Akadlar arasında başlamış.
Yazıya göre, insanlık 5 bin yıldır var ,bu 5 bin yıllık tarihte sadece
292 yıl savaşsız geçmiş (denk gelenlere ne mutlu). Dünyada ki en kısa savaş,1896 yılında
İngiltere ve Zanzibar arasında 38 dakika boyunca sürmüş,en uzun savaş Üç Yüz Otuz Beş Yıl savaşı (1651-1986) Hollanda
ve Scilly Adaları arasında gerçekleşmiş… Savaş istatistikleri bile yormuş, insandan insanı işgal eden tek şey olmuş.
İstatistiği yetmemiş bir de kategorize edilmiş,iç savaş, konvensiyonel
savaş, hegemonik savaş,psikolojik savaş… Uzayıp giden insan mücadelesi. İnsan
ne için mücadele içinde ? Nedenlere yüklenen şeyler geçerliliğini ikna eder
mi? Zaten babam pasta yapmayı da
bilmez.
Bir kelime
içinde acı,dram,hıçkırık,çığlık,umutsuzluk ..yaşama dair tutunacak bütün
duyguları yutan, bir kelime, nasıl olur da çocuklara isim olarak konur. Çocuk,
savaşın küçük çığlıkları büyük acıları. Çocuk savaşın , pembe ,kırmızı ,mavi ,umutlu,neşeli kanlara bulanmış kıyafetleri, ellerini
kaldırıp teslim olmayı öğrenen bedenleri, annesine doyamadan annesi alınanları,babasını
görmeyenleri , huzuru, evi,denizi,güneşi ,yeşili bilmeyenleri, doya doya yiyip
içmeyenleri, yarasına ayet okuyarak acısını hafifletmeye çalışanları, boynunda
asılı emziğiyle öldürülenleridir….
 Savaş
, sivri dişleriyle sarı yeşil çiçekli elbiseli kızı almış gidiyor şuan, tek
gözünü çıkarmış bir çocuğun ,elinde işte onu da götürüyor, başka bir çocuğun
ayağını çalmış, ötekisinin umudunu berikisinin yaşamını çalmış. Tel örgülerle
çevirmiş her bir yanını şekerini çalmış, balonunu çalmış, topunu çalmış. Ama o çocuk diyorsun kulağı yok ki duysun, eyleme geçiyorsun seni yutuyor. ''Çekemiyorsun çocukları aradan atlılar
geliyor .’'
Hala der misin çocuğa savaş?
Küçük bedenlere küçücük merhameti olmayan ,
başka bir şeye acır mı. Masum olan
ölüyor. Önce din temelli sonra toprak sonra etnik sonra para sonra sonra…. Ölüyor. Savaşın meyvelerinin yanında ölüm ki bazen gölge de kalıyor :organ
kaçakçılığı,seks köleliği,tecavüz,işkence
…
Tankların,topların,bombaların sesi , tecavüz edilen kadının
hıçkırığını, böbreği çıkarılan adamın derisine inen neşterin sesini, işkence
gören yaşlı adamın haykırışını, körpecik bir kızın her gece başka adamlarla
olurken çıkan sessizliğini bastırabilir mi ? Desibel hesabını savaşa sebep
olanlara, engel olmayanlara bırakalım.
Savaştan
kaçmak için ne gerek ? Sığınacak bir yer var mı ? Chagall 'daki eşeğin gözü bile
savaşta.
|
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder